Bu Sayfayı Facebook'ta Paylaşın!
Kim ne derse desin bugüne kadar gelmiş geçmiş en iyi slogan “bira bu kapağın altındadır” reklam sloganıdır. Gerçekten de bira o kapağın altındadır. Şimdi benim böyle bir başlığı durup dururken neden yazdığım ise kesinlikle açıklanması gereken bir durumdur. Geçen gün tesadüf sonucu internette gördüğüm “Efes Pilsen blog yazarını arıyor” ilanı beni bir çocuk gibi heyecanlandırmıştır ve mutlaka katılmalıyım düşüncesiyle beni klavyenin başına oturtmuştur.
Eşim bilir, arkadaşlarım bilir. Bira içeceksem o mutlaka Efes Pilsen olmalıdır hatta herhangi bir Efes Pilsen değil mutlak suretle benim tabirimle “şişman Efes” olmalıdır. Hatta bardağa falan da koymadan direkt o tombul şişesine dokunarak buzzz gibi içmektir ki yazın mutlaka yaptığım şeylerin başında gelir. En çok da denizde; özellikle akşamüstü insanlar yavaş yavaş plajdan ayrılırken şişman Efes’ten bir koşu gidip alınır; eğer bu rutin yapılmazsa günün anlam ve önemi yitirilir. İki ya da üç yıl önce Ölüdeniz Belcekız Plajında o sıcağın altında şişman Efes bulacağım diye dört döndüğümü ise cümle alem bilir.
Efes Pilsen’in yarışmasına göre; “neden blog yazarı ben olmalıyım” konusunda en güzel yazıyı yazanlardan biri kurumsal olarak firmanın blog yazarı olacak. Şöyle bir düşününce Efes Pilsen’le o kadar çok ortak noktam var ki! Daha geçen akşam Efes Pilsen tarafından düzenlenen barlar sokağında acayip keyifli bir akşam geçirdim; geçen ay Şekspir Müzikali’ni ve 72.Koğuşu izledim ki iki oyunda (daha bir çok tiyatro oyunu gibi) Efes Pilsen tarafından desteklenmekte. Basketbolda sırala desen Efes’ten başka takım bilmem; ve daha bir sürü şey…O zaman neden Efes Pilsen’in blog yazarı ben olmalıyım? Çünkü;
- İkimiz de aynı yıl doğmuşuz
- İkimiz de tuzlu fıstığa bayılırız
- İkimiz de tiyatro severiz
- İkimiz de spor severiz
- İkimiz de sinemaya gideriz
- İkimiz de blues dinleriz
- İkimiz de blog yazarız
Ve son olarak;
Yerken, içerken, izlerken ve de eğlenirken EFES PİLSEN
Bunları anlatsın dersen MİNİMALİST; tabi istersen.
13 views

